RSS Besleme

Foça-Nazarköy-Tire-Ödemiş-Birgi-Kula Gezisi

Posted on

tire1Ege bölgesi denildiğinde akla her zaman deniz kenarı manzaraları gelir. Kimi zaman İzmir’in kordon boyu, kimi zaman da daha güneydeki kumsallar. Ama Ege bölgesinin gerçek tadını alabileceğiniz yerler sadece kıyı şeridi ile sınırlı değil. Özellikle içeri doğru girildiğinde birbirinden güzel kasabalar ve tarihle bütünleşmiş yerleşim yerleri fotoğrafçılara çok daha fazlasını vaad ediyor.

Güzergahımıza kuzeyden, Foça’dan başlayıp güney doğuda Manisa sınırlarındaki Kula’ya kadar  sürdürmeyi planlamıştık. Foça, günümüzde eski ve yeni Foça olmak üzere ikiye ayrılmış durumda. Vaktimizi iyi değerlendirmek üzere birini seçmemiz gerekiyordu ve hakkımızı eski Foça’dan yana kullandık.

2

foca1Tipik bir Ege kasabası olan Foça, dar sokakları, limanda toplanmış balıkçı tekneleri, marinadaki restoranları ve sonbaharın tüm sakinliği ile bizi karşıladı. Ekim-Kasım ayları Foça, yaza nazaran daha rahat gezilebilecek ve fotoğraflanabilecek bir hale bürünüyor. Öte yandan turist kalabalığının azalması ve sadece yerel halkın kalmaya başlaması da, biz fotoğrafçılar açısından işimizi kolaylaştırıyor. Foça foca2hakkında detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Foça ‘da geçirilecek zaman içerisinde ne yiyebilirim diye düşünürseniz, ilk akla gelen tabiki deniz ürünleri olacak. Marina’da seçenek çok ve tüm ürünler taze. Ama esas neyi önerirsiniz diye sorarsanız; Foça’da size damla sakızlı dondurmayı denemenizi tavsiye ederiz. Nerede? Tabiki limanın ilerisindeki “Girit Sakızlı Dondurmaları- Nazmi Usta” da…

1

nazarkoy1Bu gezimizdeki tek şanssızlığımız Nazarköy’e yanlış zamanda varmak oldu. Zira bir cuma günü akşama doğru vardığımız Nazarköy’de ilk hedefimiz nazar boncuğu atölyelerini fotoğraflamaktı. Ancak köylülerden atölyedeki ocakların pazartesiye kadar kapalı olduğunu öğrenince bize de dükkanları fotoğraflamak kaldı 🙂 Aklınızda bulunsun; Nazarköy’de hafta sonları imalat yokmuş. Hafta için gündüz saatlerinde uğramakta fayda var.

Nazarköy’de kararan hava ve acıkan karnımız bizi ister istemez bir köy kahvesine attı. Misafirperver bir aile tarafından işletilen kahvede sunulan bir akşam kahvaltısı, mükellef bir yemekten çok daha keyifliydi. Odun ateşinde pişen köy ekmekleri bir bir fırından çıkarken, biz de soba başında iyice gevşedik.

tire2Akşamın sonunda hedef; konaklayacağımız yer olan Tire’ydi. Tire’nin gezi güzergahımızda yer almasının sebebi, hala yaşamakta olan el sanatlarını kendi gözlerimile görüp fotoğraflamaktı. Netekim, ertesi sabah erken saatlerde çıktığımız Tire sokaklarında, Halıcılık, Ayakkabıcılık, Semercilik, Sayacılık, Dericilik, Bakırcılık, Keçecilik, Kalaycılık, Demircilik, Takunyacılık, Dokumacılık gibi birçok dalda emek veren sanatkar ustalarla karşılaştık. Buradan hepsine, bize gösterdikleri yakınlık ve samimiyet için tekrar tekrar teşekkür ederiz.

3

4Tire’nin üst mahallerindeki mavi boyalı tipik Ege sokaklarını da fotoğrafladıktan sonra, yönümüzü Birgi’ye doğru çevirdik. Yolumuz üzerimizde bululan Ödemiş’te daha önce çok defa methini duyduğumuz Ödemiş kebabını yedikten sonra soluğu Birgi’de aldık. Birgi, Ege’nin Safranbolu’su olarak biliniyor. Dolayısıyla tarihi dokuyu korumak adına yoğun bir restorasyon çalışması yapılıyor.  Yöre halkı ile yaptığımız görüşmelerde, dış restorasyon kadar binaların içine önem verilmediği ve dışarıdan yeni gibi görünen bazı yapıların neredeyse yıkılma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu öğrendik. Hatta bizleri evlerine davet eden bazı yaşlı kimselerin bu durumda olduklarını kendi gözlerimizle de görmüş olduk.

birgi

bozdagBozdağ, yola çıkarken gezi programımızda olmamasına rağmen, Gölcük tabelasını karşımızda görünce dayanamayıp uğradığımız bir nokta oldu. Ancak sonbaharın dingin havası ve Gölcük’ ün harika manzarası bize güzel kareler verdi.

 

 

otelSon durak olan Kula’da konaklayacağımız Anemon Hotel’e vardığımızda, gerçekten Kula evlerinin atmosferini daha dışarı çıkmadan hissetmeye başladık. Kula’da kesinlikle önereceğimiz bu otel, gerek mimarisi, gerek büyük bir otel zincirinin kalitesi, gerekse butik bir otelde olması gereken tüm özellikleri ile bizim tüm yorgunluğumuzu aldı.

Kula, tıpkı geride bıraktığımız Tire gibi, el sanatlarını hala yaşatan bir başka yerleşim yeri. Ancak Kula’yı farklı kılan sokaklarındaki meşhur Kula mimarisi ve civarındaki peri bacaları. Özellikle dar sokakları, fotoğraf peşinde koşan bizler için adeta bir açık hava stüdyosu halindeydi. Renk renk evleri, dokusu bozulmamış atmosferi ile Kula, gezimizin sonu olsa da , Kula’ya bu son ziyaretimiz olmayacak…

kula3 kula2 kula1ekmek kulaevi

izmir_harita

Yazı ve fotoğraflar: Ahmet Çetintaş & Arif Miletli

Bu sayfada yer alan yazı ve fotoğraflar, kısmen veya tamamen, kaynak gösterilse bile, izin alınmadan kullanılamaz. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Reklamlar

One response »

  1. Emeklerinize sağlık,beğeniyle izledim çalışmalarınızı bu şekilde ortaya dökmek harika bir fikir…Tüm yazılar ve fotoğraflarınız çok ilgi çekici sizleri canı gönülden kutlarım.Başarılarınızın devamını dilerim.

    Cevapla

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: