RSS Besleme

Bir Dünya Mirası: Kapadokya

Posted on

Güvercinlik VadisiEn son geçen kış şubat ayında gitmiştik Kapadokya bölgesine. Her taraf bembeyaz, masmavi bir gökyüzü ve güneşli bir hava… Bir fotoğrafçı daha ne istesin?

Bu sene de aynı dönemde biletlerimizi aldık Kayseri Erkilet hava alanına. Özellikle şubat ayı gibi kışın ortasındaki bir tarih, uçak yolculukları için her zaman “acaba uçuş iptal olur mu?” sorusunu akla getirse de, her zamanki gibi sorunsuz bir yolculuk oldu. Cuma sabahının ilk saatlerinde vardığımız Kayseri’de çok zaman harcamadan Nevşehir’ e geçmekti planımız. Ama sucuk-pastırma diyarındaki sabah kahvaltısı keyfi biraz uzun sürünce hesaplar tutmadı 🙂

Havaalanından şehre doğru giden yolun üzerinde, giderken solda kalan Şahin sucukları Kahvaltı Evi, aracımızı kiraladığımız firmanın yetkililerce bize önerilen bir mekandı. Pek de haksız sayılmazlar. Kayseri sucuk, pastırma ve kavurmasının hakkını veren temiz bir işletme. Kahvaltılık ürünleri gayet lezzetli ve kaliteli. Tavsiye ederiz.

kap5Kayseri ile Kapadokya bölgesinin arası araba ile yaklaşık 70-80km civarında. Yollar gayet iyi ve manzara da göz alıcı. İç anadolu bölgesinin bozkır görüntüsü hakim her tarafa. Öte yandan bölgeye yaklaştıkça değişen yüzey şekilleri ve kayalar nerede olduğunuzu sürekli hatırlatıyor. İşte burası UNESCO dünya mirası listesinde de yer alan ve Güzel Atlar Ülkesi olarak da bilinen Kapadokya…

Genel Bilgi:

kap14Doğa harikası peri bacalarının öyküsü milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Jeolojik devirlerde aktif birer volkan olan Erciyes ve Hasandağı’ndaki patlamalar sonunda, lavlar geniş platoya yayılarak toprağın, göllerin ve akarsuların üzerinde farklı kalınlık ve sertliklerde tüf tabakası oluşturmuş. Ana volkanlardan püsküren maddelerle şekillenen plato, şiddeti daha az olan küçük volkanların püskürmesiyle sürekli değişime uğramış. Milyonlarca yıl başta Kızılırmak olmak üzere birçok akarsuyun, gölün, vadi yamaçlarından inen sel sularının ve sert rüzgarların, tüf tabakasını aşındırmasıyla peri bacaları ve vadiler oluşmuş, Kapadokya bölgesi bugünkü halini almış.

kap3Kapadokya’da erozyonun oluşturduğu peri bacaları şapkalı, konili, sütunlu ya da mantar biçimli, sivri kayalardır. Peri bacaları en yoğun şekilde Ürgüp-Uçhisar-Avanos üçgeni arasında kalan vadilerde, Ürgüp-Şahinefendi arasındaki bölgede, Nevşehir Çat kasabası çevresinde, Kayseri Soğanlı vadisinde ve Aksaray Selime köyü civarında bulunmaktadır.

Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresini içine alan bu bölge, tarih boyunca doğal değişimlerin yanı sıra birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış; kültürel ve sosyal açıdan da önemli değişimlere uğramıştır. Bugün Kapadokya sosyal, tarihsel, kültürel ve coğrafi açıdan dünyada benzeri az görülen bir zenginliğe sahiptir.

kap9

Hititler, Kimmerler, Frigyalılar, Romalılar, Bizanslılar gibi sayısız uygarlığın yerleşim noktası olan peri bacalarının süslediği bu eşsiz coğrafyada, kayaların içine oyulmuş yeraltı şehirleri ve 1100 metre yükseklikte kurulmuş 365 kaya kilisesi bulunmaktadır.

kap15

Bölgenin en ilginç kültürel zenginliklerinden yeraltı yerleşimleri çeşitli büyüklüklerde ve yaklaşık 150-200 adettir. Büyük bir kısmı yumuşak tüfün insan eliyle aşağıya doğru derinlemesine oyulmasıyla inşa edilmişlerdir. Kapadokya bölgesi geçmişte sık sık çeşitli saldırılara maruz kaldığından, bu şehirler daha çok tehlike anında halkın sığınabilmesi ve güvenlik sağlamak amacıyla yapılmıştır. Yeraltı şehirleri aynı zamanda yörenin eski yerleşim yerlerinde bulunan her eve gizli geçitlerle bağlantılıdır.

kap6Cuma günü öğleden sonra vardığımız Ürgüp’te, akşam kızıllığını yakalamak adına ilk olarak Kızıl Vadi adı verilen bölgeye doğru yola koyulduk. Hava geçen seneki gibi karlı olmasa da yine harika bulutlar ve parlıyan bir güneş ile bizi karşıladı. Kızıl vadi, bölgenin belki de en ilgi çekici yerlerinden biri. Çünkü tepelere doğru tırmandığınızda, eğer ki gün de batıyorsa, harika bir şekilde dizilmiş kayalar tam anlamıyla kızıl-kırmızı renge bürünüyor ve ortaya nefis bir manzara çıkıyor. Yürüyüş yolları ve patikalar takip edildiğinde en azından bir saatlik inişli çıkışlı bir rota var önünüzde. Keyfini çıkarın…

Bursa’dan başlayan, Kayseri’ye uzanan ve Göreme’de sonuçlanan ilk günün yorgunluğu var üzerimizde. Otelimiz, geçen sene de konakladığımız ve son derece memnun kaldığımız Cappadocia Cave Suites. Göreme merkezinde bulunan ve kayalara oyularak inşa edilmiş bu harika butik otelde çok fazla oda yok, ancak her biri birbirinden farklı yapısı ve dekorasyonu ile bölgenin atmosferini fazlasıyla hissettiriyor.

kap8Cumartesi sabahı erken kalkıp perdeyi araladığınızda göreceğiniz yüzlerce balondan oluşan manzara gerçekten nefes kesici. Gün doğumunda havalanan rengarenk balonlar hava şartlarına göre bölge üzerinde değişik rotalar izliyorlar. Özellikle Japon turistlerin favorisi olan balon turizmi Kapadokya bölgesinin artık vazgeçilmezi haline gelmiş durumda. Her ne kadar bizim de böyle bir niyetimiz olsa da, cumartesi günü karşılaştığımız puslu ve hafif yağışlı hava, bu planımızı başka bir sefere ertelememize neden oluyor. Günün kalan kısmında Çavuşin köyünü ve Avanos’u ziyaret ederek değerlendiriyoruz. Çavuşin, her defasında gitmekten keyif aldığımız ve bize güzel kareler vaad eden bir yer. Bir miktar tırmanmak gerekse de, biraz kondüsyon yapmak hepimize yarıyor 🙂 Hele ki sonunda sıcak çaylar bizi bekliyorsa…

kap12Avanos’da çömlekçiler çok meşhur. Özellikle “Şibik” Çömlek atölyesinde bize gösterilen ilgi ve alaka ile ilgili, sahibi Yaşar Bey’e buradan tekrar teşekkür etmek isteriz. Harika toprak ürünlerin sergilendiği dükkanı ziyaret etmenizi öneririz.

Gelelim önemli bir soruya; Ürgüp’ten, buralarda bulamayacağım ve taşıdığıma değecek ne alabilirim? Cevap: Doğa Kuruyemiş’ten harika fıstıklı lokumlar ve çeşitli kuru meyve çeşitleri. Bilindiği gibi Kapadokya bölgesi, gıda ürünlerinin en doğal haliyle kurutulmasına imkan veren özel bir yapıya sahip. Dolayısıyla bu bölgede kurutulmuş meyveler ve baharatların tadına doyum olmuyor. Geçen sene şans eseri uğradığımız Doğa Kuruyemiş, Ürgüp merkezde benzer dükkanların arasında yer alıyor. İlgili kişi Serkan bey (0536 4114423) sizi ikramlarla doyurmakla kalmıyor, gerçekten de nefis ürünler sunuyor. Uğrayın, pişman olmazsınız.

kap1Pazar günü, yani dönüş günü, her zamanki gibi erken saatlerde hazırlanıp kendimizi dışarıya attık. Amaç günü en verimli şekilde değerlendirmek. Göreme açık hava müzesini geçtiğimiz sene ziyaret ettiğimiz için bu sene programa almadık. Tıpkı Zelve gibi. Göreme açık hava müzesi, doğrusunu söylemek gerekirse, abartıldığı kadar özel bir yer gibi gelmedi bize. Daha doğrusu Kapadokya bölgesinde çok daha özel yerler olduğuna inanıyoruz. Zelve de bunlardan biri. Ziyaret etmenizi öneririz.

Bu arada şunu da hatırlatmakta fayda var; Kapadokya’ya gezi planlıyorsanız muhakkak Müzekart sahibi olmalısınız. Aksi takdirde ücretli yerlere giriş masrafları için belirli bir bütçe ayırmanız gerekebilir… Ancak Müzekart ile durum çok daha ekonomik hale geliyor. Detaylı bilgi için: http://www.muzekart.com/

kap2Ürgüp’ün 7 km. güneyinde kurulmuş, eski adı “Sinasos” olan Mustafapaşa, Kapadokya’nın çoğu yerleşim merkezinde olduğu gibi, 20. yüzyılın başlarına kadar Rumların oturduğu bir kasaba. Bize göre daha popüler olan Ürgüp’ten bile daha güzel bir yer. Ürgüp merkezde yer alan turizm ofisinden yada herhangi bir mağazadan alacağınız bir kapadokya haritası bölgeyi gezebilmek adına çok yararlı olacaktır. Haritaya bakınca çok kolay ulaşılabilen Mustafapaşa, hem içerdiği tarihi yapıları, hem de merkezinde vakit geçirmeye imkan veren cafe ve restaurantları ile uğramaya değer bir yer. Bir de bonus var: Saklı vadi. Kesinlikle görün deriz. Mustafapaşa’nın tepelerinde, şans eseri fark ettiğimiz bir yer. Gizli kalmış bir vaha. Devasa kayaların arasına gömülü bu işletme, dönem dönem kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Mustafapaşa’da sorarak bulabilirsiniz.

kap4Kapadokya’dan ayrılmadan önce son bir keşif gezisi daha yapalım istedik ve haritada gelişi güzel bir yer belirledik. Adı Karain. Bu küçük köye ulaşmak üzere yola çıktıktan sonra yaklaştıkça, buradan bişey çıkmayacak gibi bir hisse kapılsak da, varınca düşüncelerimizin tümüyle yanlış olduğunu anladık. Fotoğrafçılar için adeta bir çekim platosu çıktı karşımıza. Terk edilmiş bir köy havasındaki Karain köyü, bize unutulmaz manzaralar yaşattı. Kesinlikle zaman ayırmaya değecek bir yer.

kap10

Eve dönüş yine Kayseri üzerinden olacak. Ama öncesinde Kayseri merkezinde harcayabileceğimiz birkaç saatimiz var. Öncelikle mantı seslerini bastırmak için gruptaki, merkezde, cumhuriyet meydanı yakınlarındaki Hacı Baba restoranına gittik. Daha önceki yıllarda birkaç kez daha ziyaret ettiğimiz yer, ortalamanın üzerinde iyi bir yer. Yemekler lezzetli ve fiyatlar makul. Tavsiye edebiliriz. Daha ilginç olanıysa; yolun karşısnındaki sıra sıra balıkçılar. Doğrusu ben ne Bursa’da ne Mudanya’da böyle balıkçılar ve tezgahlar görmedim. İç Anadolu’nun ortasından bahsediyoruz. En yakın denize belki saatlerce uzaktan… Harika balık ekmek ve kızartma çeşitleri. Hala aklımıda kaldı…

İstanbul’a yaklaşık 1 saatlik bir uçuşun ardından sağ salim ulaştık. Bursa’ya 2 saat daha yolumuz var. Ama önemli değil. Her bir anına değecek güzel bir geziydi. Yenilerinin planlarına daha yolda başladık bile…

kap_pan1

Notlar:

  1. Kapadokya’ya gelmeden önce Müzekart sahibi olmanızı öneririz.
  2. Kış ayları, Kayseri ve Kapadokya bölgesinde çok sert geçiyor. Özellikle geceleri ciddi soğuk oluyor. Tedbirli olmakta fayda var.
  3. Bölgede konaklama imkanı çok. Biz Göreme’de Cappadocia Cave Suites’de kaldık. Tavsiye ederiz. Tel: +90 384 2712800
  4. Kış aylarında yemek imkanları yaz ayalarına oranla daha kısıtlı. Ancak Göreme merkezde “Kale Terasse Restaurant” sıcak atmosferi ile tavsiye edilir. Dışarıdaki soğuktan sonra şömine başında bir yemek iyi gidiyor. Tel: +90 384 2712808
  5. Kapadokya’daki ün yapmış yerleri de gezin ama, haritadaki diğer yerleri ihmal etmeyin. Çok daha hoş yerler var. Turizm ofisi, Ürgüp merkezde.
  6. Uçhisar, Güvercinlik vadisi, Aşk vadisi, Paşabağı ve Özkonak da ziyaret ettiğimiz ve mutlaka uğramanızı önereceğimiz yerler arasında.
  7. Klostrofobiniz varsa, kaya otellerin mağara odalarında kalmadan önce bir kez daha düşünün.

Yazı : Ahmet Çetintaş

Fotoğraflar: Ahmet Çetintaş & Murat Yücel & Arif Miletli

Bu sayfada yer alan yazı ve fotoğraflar, kısmen veya tamamen, kaynak gösterilse bile, izin alınmadan kullanılamaz. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: