RSS Besleme

Sille Hatırası…

sss3Geçiktik biraz bu yazıyı yazmakta… Bu aralar gündemimiz biraz yoğun. Bir yanda yeni planlar, bir yanda özel işlerimiz ve diğer tarafta Bufsad ile ilgili gelişmeler… Neyse bu son kısıma önümüzdeki günlerde tekrar değiniriz…

Sille Sanat Sarayı ve saygıdeğer Reha Bey’in davetlisi olarak bulunduğumuz Konya’da harika iki gün geçirdik. Daha önce kasım ayında ziyaret ettiğimiz ve etkilendiğimiz Sille’de tekrar bulunmaktan çok memnun olduk. FSK ve Sille üyesi birçok arkadaş ile bir araya gelip dostluklar kurulmasını sağladık. Öte yandan, hem ülkemizde hem de dünyada soyut fotoğraf denilince akla ilk gelen isimlerden olan sayın Gökhan Bulut ile zaman geçirme fırsatımız oldu.

Havaalanından karşılandıktan sonra Gökhan bey’i de alarak kahvaltıda toplandık Sille ‘de. Toplandık ama Sille ‘de her yer yerle bir. Köklü bir yenilenme çalışması var burada. Yollar, binalar, köprüler… aklınıza ne geliyorsa elden geçiyor. İyi ama herşeye aynı anda el atılmış ve Sille ‘nin merkezine ulaşmak için zorlu bir arayışa giriyorsunuz. Tam bir karmaşa. Her girdiğiniz yol kapalı. Sevgili Reha Bilir’le bile yarım saatte zor ulaşabildik Sille Sanat Sarayına…

Durum böyle olunca gösterilerimiz için Konya merkezdeki tutulan yeni yer uygun görüldü. Bursa Dağ Köyleri ve Selçuk Deve Güreşleri temalı iki gösterimiz sergilendi. Sonunda, Sille sanat sarayı kütüphanesine özel olarak hazırladığımız kitabımızı hediye ederken plaketlerle karşılık gördük. Bunlar bir tarafa; Sille Sanat Sarayı’nda bizi en çok etkileyen şey, sadece fotoğrafın konuşuluyor olmasıydı. Gerçekten şu günlerde Bufsad’da mumla sss1aradığımız ve çok özlediğimiz bir tablo bu. Fotoğraf sever dostlarla keyifli birkaç saat geçirdikten ve “gerçekten” fotoğraf konuştuktan sonra, kendimizi Konya’nın ışıklı parklarında dolaşırken ve birkaç gece fotoğrafı çekerken bulduk. (Not:Özel ciğer’e uğramayı yine ihmal etmedik 😉 )

Gün içerisinde fırsat bulduğumuz birkaç saat içerisinde de meşhur Kadınlar Pazarını ziyaret etme ve fotoğraflama imkanını yakaladık. Burası artık hepimiz tarafından bilinen ve sanal ortamda çeşitli fotoğrafları dolaşan bir yer. İsmine bakıp aldanmayın, kurulduğu dönemdeki kadınlardan pek azı kalmış geriye. Erkekler doldurmuşlar her yeri. Ama işin güzel tarafı, üstü kapalı olan bu pazar yerinde üst katlardan çok rahatça fotoğraf çekilebilmesi. Bu bakımdan uğramakta fayda var.

Geceyi, daha önce başka şehirlerdeki şubelerinde konaklayıp her zaman memnun kaldığımız Anemon Hotel’de geçirdik. Merkezi bir konumda ve hizmet kalitesi her zamanki düzeyde. Ülkemize ait bu oteller zincirini her zaman rahatlıkla öneririz.

Pazar günü plan; sabah Meke krater gölünü ziyaret edip, Sille’de bir-iki saat daha harcayıp dönüşe geçmek. Meke gölü, Konya Karapınar ilçesine çok yakın. Karapınar ise merkeze yaklaşık 80 km uzaklıkta. Yol dümdüz. Lafın gelişi değil, bildiğiniz dümdüz. Gaz pedalına taş koyup direksiyonu düz tutmanız yeterli. Etraf yeşillikten tamamen yoksun. İç Anadolu’nun göbeğinde olduğunuzu fazlasıyla hissettiriyor. Ama Meke gölü ve civarındaki volkanik oluşumlar bölgeyi hemen farklı kılmayı başarıyor. Herkesin görmesi gereken bir yer diye düşünürken, bir yandan da su miktarının daha fazla olmasını diliyoruz. Gölün etrafında tepeden araba ile dolaşmak mümkün. Öte yandan yanına da araçla inmek yine mümkün. Biz tam bir tur atıp her tarafını dolaştık. Gerçekten ilginç bir yer… Etrafındaki az ama farklı bitki örtüsü de ayrı bir değer. Çeşitli çiçek türleri ve adaçayı öbekleri, siyah volkanik taşların arasından çıkarak ortamı daha da güzel kılıyorlar.

Geriye kalan birkaç saatimizi, tekrar Sille’de değerlendirmek üzere yola koyulurken, yollarda çok sayıda radar olduğunu hatırlatalım. Kasım ayında yediğimiz cezanın tadı hala damağımızdayken usta şöförümüz Arif abi, oldukça dikkatliydi 🙂

sss2

Ve dönüş…

Akşam saati hava alanına doğru yola koyulduğumuzda; düşünürken, geriye ne kaldı diye sordum Murat ve Arif abiye. Geldik ve dönüyoruz. Ne oldu şimdi, ne bulduk burada? Sille’ de sadece binaların değil, dostlukların inşa edildiğine; Sille’de insanların arkalarından değil, sadece fotoğrafın konuşulduğuna ve Sille’de sadece tarihin değil, gerçek fotoğraf ruhunun korunduğuna tanık olduk. Sevgili Reha Bey’i yakından tanımanın bile, buraya gelmek için bir sebep olabileceğinde karar kıldık. Keşke Bufsad’da ekiden bu şekilde olduğu günlere bir an önce dönse…

İlginize, paylaştıklarınıza ve herşeyden önemlisi dostluğunuza tekrar teşekkür ederiz Reha bey.

Bursa’dan selamlar…

Yazı ve fotoğraflar: Ahmet ÇETİNTAŞ

Bu sayfada yer alan yazı ve fotoğraflar, kısmen veya tamamen, kaynak gösterilse bile, izin alınmadan kullanılamaz. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: